444 5 438     info@gedik.edu.tr

13 May 2017

Deprem Konferansı Düzenlendi

DEPREM, İNŞAATLAR, KENTSEL DÖNÜŞÜM, DEVLETİN SORUMLULUKLARI ve alınması gereken tedbirlerle ilgili konular alanında uzman kişilerce masaya yatırıldı.

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’nin İnsan Hakları Uyg. ve Araş. Merkezi ile Mimarlık, Şehircilik, Tasarım Uyg. ve Araş.  Merkezi işbirliğinde 10 Mayıs 2017 de Hilton İstanbul Bosphorus Otel’de gerçekleştirdiği konferansta deprem, inşaatlar, kentsel dönüşüm ve devletin sorumlulukları ile ilgili konular çeşitli üniversitelerden akademisyenler ve alanında uzman kişilerce toplumun bilgisine sunuldu. Gedik Üniversitesi tüm konferansı kayda alarak Web sitesinde bu toplantı içeriğinin aynen yer alacağı haberini duyurdu.

Konferans dört oturum olarak, ana başlıkları; Türkiye’nin Depremle Yüzleşmesi, Depreme Dayanıklı İnşaatlar ve Çelik Yapılar, Deprem ve Kentsel Dönüşüm ve Deprem Haritası Bağlamında Toplumun Beklentileri, Devletin Sorumlulukları şeklinde sıralandı.

İstanbul Gedik Üniversitesi-  İHUAM Müd. Prof. Dr. Berin Ergin, İstanbul Gedik Üniversitesi Mimarlık, Şehircilik, Tasarım Uyg. ve . Müd. Prof. Dr. Hüseyin Cengiz,  İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Berrak Kurtuluş ve İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik’in açılış konuşmaları ile başlayan konferans, Türkiye’nin Depremle Yüzleşmesi, Depreme Dayanıklı İnşaatlar ve Çelik Yapılar, Deprem ve Kentsel Dönüşüm ve Deprem Haritası Bağlamında Toplumun Beklentileri, Devletin Sorumluluklarının detayları ile anlatıldığı ve katılımın ilginin yoğun olduğu bir ortamda gerçekleşti..

İstanbul Gedik Ün. İHUAM Müdürü Prof. Dr. Berin Ergin, İTÜ Jeofizik Yüksek Müh. Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Boğaziçi Ün. Öğr.Üyesi İnşaat Yüksek Deprem Müh. Prof. Dr. Eser Çaktı, Türkiye Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, İTÜ Öğr. Üyesi İnşaat Yüksek Müh. ve 24. Dönem TBMM Milletvekili Pelin Gündeş Bakır, Boğaziçi Ün. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdik, İstanbul Gedik Ün. Rektörlük Bilim ve Teknoloji Danışmanı Dr. Mustafa Koçak, İnşaat Yüksek Müh. Statica Müh. Genel Müd. Cem Özer, Yeditepe Ün. İnşaat Müh. Bölüm Başkanı Prof Dr. Nesrin Yardımcı, İnşaat Yüksek Müh.i Yapı Denetim Derneği Başkanı Tekin Saraçoğlu, İTÜ İnşaat Fakültesi Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği Ana Komisyon Üyesi Prof. Dr. Erkan Özer ve Yıldız Teknik Ün. Araş.Gör. Erdem Eryazıcıoğlu konferans konuşmacıları olarak yer aldılar.

İTÜ Jeofizik Yüksek Müh. Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın Türkiye ve İstanbul’un Yapılaşması ve Deprem Bölgelendirilmesi konusunda yaptığı açıklamalar Türkiye’nin depremle nasıl yüzleşmesi gerektiğini ve önemli ve bilinmesi gereken birçok konuyu açıklayarak toplumda bilgi kirliliği olduğunu yanlış bilgiler ile gereken önlemlerin alınmasının mümkün olmadığını, açıklayarak, Istanbul’da yerin davranış bölgelerinin ve jeofizik durumunu çeşitli şemalar göstererek yanlış bilgileri göz önüne serdi. Depremlerin yoğun nüfusun olduğu yerlerde yarattığı riskin daha fazla olduğunu, Nüfusun % 2sinin etkilendiğini, Marmara depreminin etki alanının 200 kilometre olduğunu, Türkiye’de hangi aralıklarla depremlerin gerçekleştiğini ve gerçekleşebileceğini bunun doğal olduğunu depremler olması esasen yaşamın mümkün olamayacağını suların, sıcak suların, yer altı kaynaklarının , tarımın deprem ile bağlantısını açıkladığı konuşmasını, kentsel dönüşümün açısından yapıların yenilenmesi olmadığını yaşamı düzenlemek için kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini, eski yerleşim yerlerinin ve uygarlık değerlerinin kurtarılması demek olduğu, cami, kilise, çarşı ve eski evlerin kalelerin onarılması ve geleceğe taşınması olduğunu, eski yerleşimlerin çarpık yapılaşmadan arındırılmasının önemini eski kentlerin geleceğe taşınmasının koruma olduğunu açıklayan çok önemli görsel bilgilerin de olduğu konuşması ile toplumu bilgilendirdi.

Bir yerde belli büyüklükte bir deprem olmuşsa; gelecekte de o yerde en az o büyüklükte deprem olabilir diyen Prof. Dr. Ercan, uzak geçmişten bugüne Batı Anadolu ve Kuzey Anadolu Kırığı üzerinde büyük depremler yaşayan Türkiye’nin bu bölgelerde bundan sonraki süreçlerde de depremlerle karşılaşacağını belirtti.  Stratejik yapılarımızı oluştururken yer dayanımı ve depremlere göre yapılaşmanın bölgelendirmesi konularına önem verilmesi gerektiğini Devletin bu konudaki politikalarının önemini açıklayan Prof.Dr. Ercan, depremlerin doğal bir süreç olduğunu belirterek depremlerden değil sağlıksız yapılaşmalardan korkulması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Ercan sadece İstanbul’da yer alan 1.500.000 yapının %70’inin kaçak olduğunu  vurgulayarak deprem konusunda ne kadar sağlıksız bir nitelikte olunduğunu gözler önüne serdi.

Türkiye’deki Tarihi Binalar ve Depremler konusunda gerçekleştirdiği sunumda tarihi yapılarda oluşan deprem hasarlarından bahseden Prof. Dr. Eser Çaktı, İstanbul’da gerçekleşen depremlerin tarihsel kronolojisini, Aya Sofya gibi büyük tarihi yapıların aldığı hasar ve restorasyon bilgilerini görsel olarak katılımcılarla paylaştı. Tarihi binaların depremden korunmasına yönelik olarak yürütülen çalışmalardan bahseden Prof. Dr. Çaktı, deprem ve yapı sağlığı izleme sistemleri hakkında çok önemli bilgiler verdi. Bu konularda Türkiye’de yapılabilen çalışmaların ne denli ileri ve çağdaş bilimsel olduğunu katılımcılar ile paylaştığı sunumunda Türkiye’de yapılmakta olan çalışmaların uluslararası incelemeleri de içerdiğini göstermiş olması ülkemizdeki bilim adamlarının medyada konuşulmayan ve bilinmeyen yönlerinin de anlaşılmasına neden oldu

Oturumun son konuşmacısı Türkiye Mimarlar Odası Genel Başkanı Yüksek Mühendis Eyüp Muhcu ise yaptığı konuşmasında Türkiye’de deprem bölgelerine yönelik son dönem kanun düzenlemelerinden ve devletin sürdürdüğü inşaat politikalarından bahsetti. Depreme hazırlık ile ilgili 1999 – 2007 yılları arasında İstanbul Deprem Master Planını da içeren önemli çalışmalar yapılmış olmasına rağmen son dönemde bu konuda çalışmaların rafa kalktığının gözlemlendiğini belirten Muhcu, kentselleşme ile ilgili yapılması gerekenleri Avrupa kentlerinden görsel örnekler de vererek açıkladı. Türkiye’deki çarpık yapılaşmanın kentsel dönüşüm olarak zannedildiğinin yanlışlığını görsel olarak gösterdiği ve açıkladığı sunumu son derece etkili olarak zihinlerde birçok soru sorulmasına neden oldu.

Konferansın 2. oturumunda konuşan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdik, binaların depreme karşı pasif denetimi konusunda katılımcılara bilgiler verdi. Bu süreçte Yapısal Kontrol Sistemlerinin önemine değinen Prof. Dr. Mustafa Erdik, bu sistemlerin uluslararası uygulamalarından bahsetti.

İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlük Bilim ve Teknoloji Danışmanı Dr. Mustafa Koçak “Depremin Çelik Sanayi ve Kaynak Bağlamında Değerlendirmesi” başlığında yaptığı sunumda depreme dayanıklı kaynak yöntemleri gelişen teknolojiler ve prosesler ile ilgili bilgiler verdi.

Oturumun son konuşmacısı Statica Mühendislik Genel Müdürü Yüksek Mühendis Cem Özer ise Türkiye’de Çelik Yapılar ve Deprem Bölgelerine Yönelik Uygulamalardan, ve çelik yapıların Türkiye’deki uygulamalarının yaygın olmayışının nedenlerini ve Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ülkelerde çelik yapı uygulamalarına gidilmesinin önemine değinerek, Türkiye’de bu oranın %5’te kaldığını söyledi. Çelik konstrüksiyonun yapısal maliyetinin düşünüldüğünden daha düşük olduğunu belirten Özer, bu konuda asıl sorunun değişen yönetmelikler doğrultusunda çelik yapı uygulamaları yapacak kalifiye elemanların bulunması olduğunu açıkladı. İyi ve doğru mühendislik yaklaşımları ile çelik konstrüksiyon yapıların ülkemizde daha yaygınlaşması mümkündür. Deprem bağlamında doğru yapı sistemlerini kullanmak ve çelik yapıların avantajlarını ortaya çıkartmak gerekir.  Kaliteli ve depreme dayanıklı yapılar bu şekilde gerçekleşir. Çelik konstrüksiyon yapılar depreme dayanıklı ve nitelikli yapı oluşturulmasında önemli bir yapı malzemesi olduğunu açıkladı.

Konferansın 3. oturumunda ilk sözü alan İTÜ Öğretim Üyesi ve 24. Dönem TBMM Milletvekili İnşaat Yük. Müh. Prof. Dr. Pelin Gündeş Bakır, “Sürdürülebilir Kentsel Dönüşüm ve Depreme Dayanıklı Şehirleşme” konusundaki sunumunda, sürdürülebilir kentsel dönüşüm için kentsel dönüşümün tek elden yönetilmesi, bütüncül bir kentsel dönüşüm planının yapılmasını, insan odaklı kentsel dönüşümün, tek merkezli yerine çok merkezli şehirler oluşturulmasının önemine değindi. Gecekondulara tapu verilmesinin kaldırılmasını ve doğru risk analizlerinin yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Gerçekleştirdiği sunumda Kentsel Dönüşüm Uygulama Mevzuatlarının Deprem Bağlamında Değerlendirmesi konusunu katılımcılarla paylaşan İstanbul Gedik Üniversitesi MST UYG-AR Müd. Prof. Dr. Hüseyin Cengiz ise 17 Ağustos 1999 Marmara depremi sonrası kentsel dönüşüm ile ilgili yasal düzenlemelerden de bahsetti.

Oturumun son konuşmacısı Yapı Denetim Derneği Başkanı İnş. Yük. Müh. Tekin Saraçoğlu Kentsel Dönüşüm ve depreme dayanıklılık konularındaki finansman, planlama ve tasarım denetimi ve sorunları açıklayarak bu konudaki politikaların temellendirilmesinin önemini açıkladı. Kentsel dönüşümün temelinde yapılaşmada radikal kararlar alınması gerektiğini belirten Saraçoğlu, can kayıplarının önüne ancak bu şekilde geçilebileceğini kaydetti.

Son oturumda Yeditepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Yardımcı “Türkiye’de Çelik Yapılar ve Sektörün Beklentileri” konulu sunumunda, Prof. Dr. Yardımcı Türkiye’nin çelik üretiminde ihracat yapacak kadar malzeme üretebiliyorken, yapılaşmada bu durumun yeterince kullanılmamasının önemli bir eksiklik olduğunu belirtti. Sektörün beklentilerine de değinen Prof. Dr. Nesrin Yardımcı, çelik yapılar ve yapısal çeliğin malzeme özelliklerinin tanıtımı için mimarlar, mühendisler, teknik eleman, işçiler ve özellikle de mal sahiplerine yönelik eğitimler düzenlenmesi gerektiğinin önemi üzerinde durdu. Mesleki yeterlilik bağlamında çelik yapılar ile ilgili tasarımcı imalatçı tedarikçi uygulamacı ve yüklenicilerin belgelendirilmesi gerektiğini, özellikle kamu ihalelerinde çelik yapılar ve özelliklerinin göz önüne alınması gerektiğini açıklayarak, ve ihaleye katılacak kuruluşlarda yeterlilik belgesi aranmasını, kentsel dönüşümün şehircilik ve sürdürülebilirlik açıdan ele alınmasının önemini ve çeliğin avantajlarından daha fazla yararlanılması gerektiğini, çelik yapı ve projelerinin teşvik edilmesini ve gerçekleştirilmesinin deprem bölgeleri için önemini üzerinde durdu.

Oturumun 2. Konuşmacısı Yıldız Teknik Üniversitesi Araş. Gör. Erdem Eryazıcıoğlu  “İnsan Hakları Bağlamında Kentsel Mekan, Kentli Hakları ve Devletin Sorumlulukları, konusundaki sunumunu bilimsel açıdan etkin yönlerini vurgulayarak gerçekleştirdi. İnsan Hakları ve mekânsal boyut üzerinde durdu, insan hakkının mekânsal boyuta nasıl yansıtılması gerektiğini, insan ve kentler arasındaki ilişkiyi açıkladı. Devletin bu bağlamda sorumluluklarını ve pozitif yükümlülüklerin açıkladı. Kent hakkı ile ilgili çeşitli görüşleri açıklayarak, toplumun kent kaynaklarına erişmesi ve beklentilerine göre şekillenmesi kentsel süreçlerin toplum tarafından yönetilebilmesi, bu konudaki özgürlüklerden ve insanın değişim konusundaki haklarından kolektif haklardan ve bireylerin ayırımcılığın olmadığı bir ortamda barınma hakkı, mülkiyet hakkı ve katılım haklarından bahsederek kentli haklarını etraflıca açıkladı.

Oturumun kapanışını ise Türkiye Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu gerçekleştirdi. Muhcu konuşmasında Türkiye Depremle Karşılaşmaya Hazır mı? sorusu üzerinden İnsan Hakları ile ilgili son yasal düzenlemeler konusunda katılımcıları aydınlattı. Görselle ile kentleşmenin özellikle Istanbul’da ne durumda olduğunu bunun adının entelleşme olmadığını uluslararasından örnekler ile gösterdi. Önlemlerin alınması gerektiğini bu şekilde yapılaşmanın sona ermemesi ve denetimlerin olmaması halinde deprem ile yüzleşmenin olumsuz sonuçları ile karşılaşmanın doğal olacağını kentlerin korunması gerektiğini, uygarlıkların yıkılmamasını görseller ile katılımcıları bilgilendirdi.

Toplantı son derece verimli sonuçların alındığı bir ortamda Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Berrak Kurtuluş ve merkez müdürlerinin birlikte sunuculara ve katılımcılara teşekkür etmeleri ile sona erdi.