444 5 438     info@gedik.edu.tr

16 Mar 2016

Bağımsız Türkiye’nin İmzası İstiklal Marşı Başlıklı Konferans

“Bağımsız Türkiye’nin İmzası: İSTİKLAL Marşı” Başlıklı Konferanstan Yansımalar

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, 12 Mart 1921’de kabul edilen “İstiklal Marşı”mızın ve bu başyapıtı Türk ulusuna armağan eden ozanımız Mehmet Akif Ersoy’un anısına, üniversitemize bağlı Meslek Yüksekokulu konferans salonunda, 14 Mart 2016 tarihinde düzenlenen “Bağımsız Türkiye’nin İmzası: İstiklal Marşı” başlıklı konferans; bu günleri bize, canları pahasına armağan etmiş olan şehitlerimiz için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın hep birlikte söylenmesiyle başladı.

Yapmış olduğu açılış konuşmasında “ulus olan her toplumda, o ulusa geçmişini hatırlatan bir ulusal marşın yazıldığını, İstiklal Marşı’nın da Türk ulusunu geçmişe bağlayan en önemli yapıtlardan olduğunu” belirten rektör yardımcılarımızdan Prof. Dr. Adnan Şişman; Mehmet Akif Ersoy’un “Allah; bu millete, bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” sözüne vurgu yaptı.

İktisadî, İdarî ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğrencilerinden Eylem Hazal Barbaros’un başarılı sunumuyla konuşmasına başlayan, Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fundagül Apak; tam bağımsızlığını, Kurtuluş Savaşı’yla kazanan Türk toplumunun dil, tarih, coğrafya bilgisine sahip olan ve geçmişi bilip geleceği buna göre kuran bireylerin omuzları üzerinde yükseleceğini belirtti. Konuşmasını hem görsel hem de işitsel donanımla kurgulayan Apak; sözlerini, Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi ile İktisadî, İdarî ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nden altı öğrencinin Kurtuluş yıllarında ve birbirinden çok farklı ortamlarda (cephede, sokakta, hastahanede, çiçekçide, partide) yaşamış, her türlü olumsuzluğa rağmen, kurtuluşun öncelikle kalplerde gerçekleşeceğine inanan olası kişilerin ağzındanmışçasına seslendirdiği İstiklal Marşı’na ait dizelerle sürdürdü. Öğrencilerin başarılı sunumuyla işgal günlerinde, yani Kurtuluş Savaşı’nın en sıkıntılı süreçlerinde, Türk toplumuna her cepheden saldıran düşman(lar)a şiddetle karşı çıkıp direnenlerin sesleri yankılandı konferans salonunda; insanlık tarihindeki o en karanlık, en buhranlı ve kaotik anların birkaçında yaşananlar, anlatılmaya çalışıldı böylece.

Konferansı, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hürriyet ve istiklal, benim karakterimdir.” sözüne gönderme yaparak “istiklal” ve “hürriyet” kavramlarının Türkçe’deki karşılığı olan “kurtuluş” ve “bağımsızlık” sözcükleri üzerinden sonlandıran Apak; “özgürlük” kavramındaki “öz”e dönüşün altını çizip çağlar boyunca jeopolitik açıdan “uygarlıkların beşiği” olmuş, bu çok önemli coğrafyaya verilen “Türkiye” adının anlamını şöyle açıklamıştır:

“Tanrısal Töreye Bağlı Olanların İyelendiği (sahip olduğu) Yer”