ÖĞRENCİMİZ, GURURUMUZ: Sıla Irmak Uzunçavdar ile Özel Röportaj
Sporcu kimliğiyle ulusal ve uluslararası arenada ülkemizi başarıyla temsil eden, akademik yolculuğunu ise kararlılıkla sürdüren öğrencimiz Sıla Irmak Uzunçavdar, İstanbul Gedik Üniversitesi’nin sporcu öğrencilere sunduğu destekleyici ve anlayışlı akademik ortamın güçlü örneklerinden biri. Üniversitemizin, aktif spor kariyerini sürdüren öğrencilerinin eğitim hayatını kesintiye uğratmadan destekleyen yaklaşımı; Sıla’nın hem sportif hem akademik hedeflerine aynı anda ilerleyebilmesini mümkün kılıyor. Bu özel röportajda, öğrencimiz Sıla Irmak Uzunçavdar ile spora küçük yaşlarda başlayan yolculuğunu, disiplin anlayışını, hedeflerini ve üniversite–sporcu dengesini nasıl kurduğunu konuştuk.
- Sporla tanışma hikâyen oldukça erken yaşlara dayanıyor. Bu yolculuk nasıl başladı?
Ben Sıla Irmak Uzunçavdar. Sporla çok küçük yaşlarda tanıştım; henüz 3 yaşındayken bu yolculuğa adım attım. Ailemde sporun hayatın merkezinde olması, beni de doğal olarak bu dünyanın içine çekti. O yaşlarda oyun gibi başlayan antrenmanlar, zamanla disiplinli bir çalışma düzenine ve profesyonel hedeflere dönüştü. Spor benim için hiçbir zaman sadece bir branş olmadı; karakterimi, bakış açımı ve hayata duruşumu şekillendiren bir yaşam biçimi oldu. - Ailenden gelen spor kültürünün kariyerine nasıl bir etkisi oldu?
Ailemden gelen spor kültürü benim için çok büyük bir avantaj oldu. Ailemin sporcu olması; disiplinin, emeğin ve sürekliliğin ne anlama geldiğini çok küçük yaşlardan itibaren görmemi sağladı. Evde spor konuşulması, hedeflerin normalleşmesi ve başarı kadar başarısızlığın da doğal kabul edilmesi beni mental olarak çok güçlendirdi. Bu kültür, bugün geldiğim noktada en önemli yapı taşlarından biri. - Aile içinde konuşulan uluslararası başarılar senin hedeflerini nasıl şekillendirdi?
Küçük yaşlardan itibaren dünya çapında başarıların aile içinde konuşulması, benim için hayalleri uzak değil ulaşılabilir kıldı. “Yapılabilir” duygusunu erken yaşta kazanmak, hedeflerimi her zaman daha yukarıya koymamı sağladı. Bu başarılar bana baskıdan çok ilham verdi; çünkü emek verildiğinde karşılığının alınabileceğini birebir görerek büyüdüm. - Milli sporcu olarak devlet destekleri senin için ne ifade ediyor?
Devletin sağladığı milli sporcu destekleri, hem maddi hem de manevi anlamda büyük bir güç. Bu destekler, doğru yolda olduğumu hissettiriyor ve sorumluluk duygumu artırıyor. Aynı zamanda bu imkânları en iyi şekilde değerlendirme bilinciyle daha disiplinli ve planlı çalışmamı sağlıyor. Ülkemi en iyi şekilde temsil etme motivasyonu her zaman önceliğim. - Senin için “başarı” ne anlama geliyor?
Başarı benim için sadece madalya ya da derece değil; istikrarlı şekilde gelişmek, kendimin bir önceki hâlinden daha iyi olmak demek. Disiplin, inanç ve süreklilik bu yolun vazgeçilmez üçlüsü. Motivasyonun düştüğü anlarda bile çalışmaya devam edebilmek, asıl başarının göstergesi. Uzun vadeli hedeflere küçük ama sağlam adımlarla ilerlemeye inanıyorum. - Zorlandığın ya da vazgeçmeyi düşündüğün anlar oldu mu?
Zorlandığım anlar elbette oldu. Bu anlarda beni ayakta tutan en önemli şey, hedeflerimi neden koyduğumu hatırlamak oldu. Ailem, antrenörlerim ve ülkemi temsil etme sorumluluğu da her zaman güçlü bir motivasyon kaynağıydı. Vazgeçmeyi düşündüğüm anlarda, başladığım noktayı ve geldiğim yolu hatırlamak beni yeniden ayağa kaldırdı. - İstanbul Gedik Üniversitesi’ni tercih etme nedenlerin nelerdi?
İstanbul Gedik Üniversitesi’ni tercih etmemin en önemli nedenlerinden biri, sporcu öğrencilere sağlanan destekleyici ve anlayışlı akademik ortamdır. Aktif spor kariyerim devam ederken eğitimimi aksatmadan sürdürebilmem, üniversitenin sunduğu esneklik ve akademik destekler sayesinde mümkün oluyor. Teorik bilgiyi uygulamayla birleştiren eğitim anlayışı, hem sporcu hem öğrenci kimliğimi dengeli bir şekilde geliştirmeme katkı sağlıyor. Bu yönüyle Gedik Üniversitesi, hedeflerime ilerlerken benim için güçlü bir yol arkadaşı. - Akademik hayatında seni en çok destekleyen isimlerden bahseder misin?
Akademik hayatımda beni en çok destekleyen ve yönlendiren isimlerden biri Tuğçe Yeşilçimen hocamdır. Kendisi, sporcu kimliğimi anlayan ve akademik sürecimi bu doğrultuda destekleyen yaklaşımıyla benim için çok kıymetli bir rol model. Her zaman motive edici, çözüm odaklı ve yol gösterici olması; akademik olarak kendime olan güvenimi artırdı. Bunun yanı sıra fakültedeki diğer değerli hocalarımın da katkılarıyla, kendimi hem akademik hem kişisel anlamda sürekli geliştirme fırsatı buluyorum. - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bulunmak senin için ne ifade etti?
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bulunmak ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmek benim için büyük bir onur ve gurur kaynağıydı. Bu ziyaret, sporun ve sporcunun ülkemiz adına ne kadar kıymetli olduğunun güçlü bir göstergesi oldu. Aynı zamanda üzerimde taşıdığım sorumluluğu daha da artıran, hedeflerime olan inancımı ve motivasyonumu güçlendiren çok özel bir deneyim olarak hafızamda yer aldı. - Hem sporcu hem öğrenci olmanın sırrı sence nedir?
Hem sporcu hem öğrenci olmanın en temel anahtarı disiplinli bir planlama ve etkili zaman yönetimi. Antrenman ve ders programımı önceden planlayarak her iki alanı da aksatmamaya özen gösteriyorum. Sporun bana kazandırdığı disiplin, sorumluluk bilinci ve hedef odaklı yaklaşım, akademik hayatımda da büyük bir avantaj sağlıyor. İstanbul Gedik Üniversitesi’nin sporcu öğrencilere sunduğu anlayışlı ve destekleyici ortam sayesinde bu dengeyi sağlamak benim için daha sürdürülebilir hâle geliyor. - Gelecek hedeflerin neler?
Geleceğe dair en önemli hedefim, sportif ve akademik kariyerimi eş zamanlı olarak en üst seviyeye taşımaktır. Tekvandoda ülkemi uluslararası arenada ve Olimpiyatlar’da temsil etmeyi amaçlarken, akademik alanda ise İstanbul Gedik Üniversitesi’nin sunduğu imkânlarla eğitim hayatımı ileri seviyelere taşıyarak alanımda yetkin ve donanımlı bir akademisyen olarak ilerlemek istiyorum. Uzun vadede, edindiğim bilgi ve tecrübeyi ülke sporunun gelişimine katkı sağlayacak şekilde değerlendirmeyi hedefliyorum. - Bu yola yeni çıkan gençlere ne söylemek istersin?
Spora yeni başlayan ya da bu yolda ilerlemek isteyen gençlere en önemli tavsiyem: sabırlı olmaları. Başarı bir günde gelmiyor. Kendinize inanmanız, disiplinli çalışmanız ve vazgeçmemeniz gerekiyor. Her zorluk sizi daha güçlü bir versiyonunuza götürür. Sürece güvenin.
ATATÜRK’ÜN İZİNDE, SPORCU ÖĞRENCİLERİMİZİN YANINDAYIZ
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” sözü, üniversitemizin sporcu öğrencilere bakış açısının temelini oluşturmaktadır. Bu anlayış doğrultusunda; hem akademik hem sportif başarılarıyla üniversitemizi gururla temsil eden öğrencimiz Sıla Irmak Uzunçavdar’ı, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu ev sahipliğinde rektörlük makamında ağırlamaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyduk. İstanbul Gedik Üniversitesi olarak; ülkesine değer katan, disiplinli, hedef odaklı ve sorumluluk sahibi sporcu öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.




